7 Kasım 2014 Cuma

Siyasi Düşüncelerle Gözlemlenen Fasık ve Haberine Bakışımız Üzerine Kritik

Hucûrat suresi 6. ayette meâlen şöyle buyrulur: "Ey iman edenler! Eğer bir fasık size haber getirirse onun aslını araştırın..."

Bu ayetten anlaşılan; şeriatın koyduğu sınırlardan dışarıya çıkmayı adet haline getiren birinin (fasığın), getirdiği habere inanmamak değildir. Ayetten çıkan sonuç, haberin doğru olup olmadığının araştırılmasıdır. "Bu haber kesinlikle yanlıştır" demeye mahal verecek bir ifade bulunmamaktadır. Aynı ayetin devamında "bir topluluğa bilmeden kötülükte bulunursunuz" sözü fasık haberci için de geçerli olabilir, yani getirdiği her habere "muteber olmayan, asılsız" olarak bakmak, o fasığı bilmeden zan altında bırakmaya ve kul hakkı ihlaline sebebiyet verebilir. Nihayetinde; haberi getiren şahsın kendisine güvenilmeyecek özellikleri olsa dahi söylediği söz doğru veya haklı olabilir.

Sözgelimi, bir hadisin zayıf kabul edilmesinin sebebi olarak râvisinin adalet ve zabtındaki eksiklik olması göz önüne alındığında, râvi kusurlu olsa da getirdiği hadis metninin doğruluğu mümkündür. Nitekim âlimler, bazı şartlar mukabilinde zayıf hadisle de amel edilebileceği söyler. Burada bahsettiğimiz zayıf hadis ve râviden hareketle, fasık birinin getirdiği habere veya söylediği söze, kişiliğinden ötürü yanlış/yalan/haksız demek doğru olmaz.

Gelelim bunu neden anlattığıma. Günümüze bağlama ve daha iyi tahlil etme açısından bu anlattıklarımın ehemmiyeti çoktur. Her telden ve her türden siyasi savaşın doruklarını yaşadığımız bir evredeyiz. Bu siyaset arenasında hem siyasiler, hem taraftarlar, hem de meraklıları olduğu için haber kaynakları önceliklidir. Fakat doğru kaynak ender bulunmaktadır. Herkesin birbirini fasıklıkla itham ettiği dünya halinde, kimin fasık olduğu, haberinin doğru/yanlış olduğu taraflarca değişmektedir.

X kaynağın verdiği haber, Y kaynağında farklı şekilde lanse edilir oldu. X'i benimseyenler Y'yi yalancı/haksız saydı. Veya tam tersi. Tarafların partizan fikirleri kızıştıkça X'in siyasi duruşundan memnun olanlar, Y'nin siyaseten bütün haberleri uydurduğu görünüşünü ortaklık içinde kabul etti. Fakat kimse Y'nin doğru haber getirebileceği görüşüne inanmıyordu, çünkü X'in desteklediği politikaya, dolayısıyla politikacıya aykırıydı...

Doğru-yanlış/haklı-haksız algımızı, desteklediğimiz politikaya ve popüler siyasi görüşe göre belirlediğimiz sürece karanlıktan aydınlığa ulaşamayız.


“Bir topluluk kendisini değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir topluluk için fenalık istedi mi, hiç bir güç onu durduramaz; onların O'ndan başka bir koruyup kollayanları da olmaz.” Rad suresi, 11. ayet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder