Fransa'daki saldırıya terör damgası vurmak, Hiroşima'ya atılan atom bombasına demokrasi sonucu diye bakarken Pearl Harbor saldırısına terör demekle eşdeğerdir. Eğer buna terörizm diyorsanız gerçek katili görmüyor; Arakan'ı, Myammar'ı, Mali'yi, Suriye'yi, Afganistan'ı, Bosna'yı, Somali'yi, Irak'ı, Filistin'i ve daha nice zulüm altındaki Müslüman memleketini hiçe sayıyorsunuz demektir. İşte terörizm budur.
İsrail Filistin'i yok ederken, ABD yeryüzü coğrafyalarında kafasına göre katliamlar yaparken; Fransa Mali'de, İngilizler Afrika'nın herhangi bir yerinde sömürüye devam ederken; Çin'de Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz "Rabbim Allah" dedikleri için zulüm görürken, Myammar'da tek suçları Müslüman olmak olanlar Budistler tarafından diri diri yakılırken, Sırplar Bosna'da yıllarca soykırım yapmışken, Ruslar asırlardır Çeçenleri yok ederken hiç mi düşünmezler? Bir gün başkaldırı ateşi onları kendi yuvalarında yakacak. Fransa'daki saldırıları şiddetlice kınamışlar, peh! Kınayıcıların kınamasından Allah'a sığınırız ve sivillerin hedef alınmadığı her saldırı için saldırı düzenleyen kişileri tebrik ederiz.
Ayrıca müptezel karikatüristleri anma yürüyüşüne katılmış Davutoğlu'nu görmezden gelen, hatta daha menfuru tebrik eden Osmanlıcı arkadaşlara sesleniyorum: Ulan Osmanlı döneminde olsaydık Kanuni veya Yavuz'un böyle bir organizasyona katılabileceğine inanabiliyor musunuz? Osmanlı bu karikatürlerden dolayı savaş açardı, siz hala bıdı bıdı yapıyorsunuz.
Diyorlar ki "Şimdi Fransa Müslümanlara saldırmak için bahane buldu." Belki de tam tersidir; Fransa'nın bu zamana kadar yaptığı katliamlar, bu saldırılara sebep olmuştur. Bir de tersten düşünün. Ve unutmayın! 11 Eylül saldırısı gerçekleştiği için Amerika Irak'ı işgal etmedi, Amerika 1980'den 2000'e kadar 8.800.000 Müslüman katlettiği için 11 Eylül saldırısı gerçekleşti. Tıpkı 11 Eylül saldırısı gibi, Paris'teki saldırı da sonuç değil, sebeptir.
"Batı İslam hakkında ne düşünür??" korkusuyla bir yere varılamaz. Nitekim Batı İslam'ı çok seviyordu, ta ki Paris'teki birkaç necisin ölümüne kadar... Kafirlerin Müslümanlara zulmetmek için bahaneye ihtiyacı yok; ama yaptıkları alçaklıkların bir bedeli olduğunu bilmeye ihtiyaçları var. Avrupa'da camilere neredeyse her gün saldırı oluyor. Daha birkaç hafta önce İsveç'te içinde cemaat olduğu halde 3 cami ateşe verildi. Eğer onlar sizi umursamazken siz onlara en ufak bir musibet dokunduğunda feryadı figan ediyorsanız kendi ahmaklığınıza yanın.
Böyle olaylar sayesinde ne çok batı korkağının olduğunu da görüyoruz. Anlaşılan İslamofobi içimizdeki yavşakları ortaya dökmek için var. Rabbim sana sığınıyoruz. Zalimliğin adı demokrasi, zalime karşı direnişin adı terör olmuş. Ne diyordu Abdülbaki Kömür: "Hümanizm çığlıkları atsın bir yerlerde entel yavşaklar."
Son olarak; "Bunlar İslam'da yoktur, bu yapılan nebevi metot değildir" diyen avam'a alıştık; fakat kendisini profesör olarak tanıtıp peygamber hayatından bazı ciddi detayları gizleyenleri pek görmemiştik. Bu İslam'da yaşanmış bir şeydir ve talimatı bizzat Allah Rasulü vermiştir. O dönemde Rasulullah ile dalga geçen, tiye alan ve bunu şiir yoluyla yapan Yahudi bir şair vardı ve nihayetinde fitne çıkarması üzerine Allah rasulü hulefai raşidinden 2 kişiyi görevlendirerek o Yahudi şairin kellesini istedi. Bunu kaynaklarda bulabilirsiniz. Sözüm bunlar çok kaka şeyler diyenlere. İlan etme gereği duyuyorum: Açıkçası ben kafirofobiğim. Je suis Musulman!
Not: Şanlı saldırıda ölenlerin hepsi Hayru'l Beşer Sallallahu Aleyhi ve Sellemi en çirkin şekilde karikatürize edenlerdi. Aralarında ölen bir masum bile varsa şüphesiz bunun hesabı ahirette karşılığı ile verilecektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder